İlahiyat Tercih Edecek Kardeşlere Birkaç Not 

2–4 dakika

oku

Hazır ikinci öğretimler kapatılmış, kontenjanlar düşürülmüş ve alımlar durdurulma noktasına gelmişken gelin biraz hasbihal edelim, gerçekleri konuşalım: 

İlahiyat tercih edecekseniz iki çeşit fakülteden biri denk gelecek: 

1. Köklü bir geçmişe sahip, genellikle büyük bir şehirde ve etrafında pek çok ilmî müessese bulunan fakülte. 

2. Son 10-15 yıl içerisinde kurulmuş, genellikle küçük şehirde ve etrafında ya hiç ya da bir tane belki ilmî müessese bulunan fakülte. 

Hangi çeşit fakülteye giderseniz gidin, iki çeşit öğrenciden biri olacaksınız:

1. Örgün eğitimle yetinen ve bir şekilde dersleri “halledip” mezun olmaya bakan öğrenci. 

2. Örgün eğitimle yetinmeyen, kendini her açıdan geliştirmeye çalışıp dolu dolu bir lisans dönemi geçirmeyi hedefleyen öğrenci. Bu genelde yüksek lisans ve doktora ile devam eder. 

Birinci çeşit fakülteye yerleşip ikinci çeşit öğrenci olursanız ne mutlu. Köklü fakültenin ve büyük şehrin ilmî imkanlarından dilediğiniz gibi istifade edebilirsiniz. 

  1. Mutlaka fakülte dışında tercihen yatılı olarak klasik eğitim veren bir kurumda medrese usulü eğitim alın. Örgün eğitim dışında kendini geliştirmenin en garanti yolu budur. Bireysel örnekler elbette vardır fakat bunlar istisna. 
  2. Bir kurumun düzenli müfredatına devam etmeseniz bile mutlaka haftada 2-3 devam ettiğiniz birkaç ilim halkası olsun. 
  3. Hafta sonları dil kursuna gidin. Lisansın ilk iki yılında Arapçayı, son iki yılında İngilizce’yi halledin. 
  4. Sene içerisinde azar azar para biriktirip erkenden ucuza bilet düşürüp tatillerinizde İslam beldelerini gezin. 
  5. Düzenli olarak ilgilendiğiniz bir hobiniz mutlaka olsun. Bu bir sanat veya spor dalı olabilir. Hobiler, zihnen sizi rahtlatır ve ruhsal gelişiminize büyük katkı sağlar. 
  6. Bu dediklerimi yapar ve donanımlı bir şekilde mezun olursanız zaten iyi bir dil puanı, iyi bir mezuniyet ortalaması ve iyi bir alan bilgisiyle mezun oldunuz demektir. Ales’i de çerez niyetine halledersiniz. Bu sayede akademisyenlik kapısının açılması çok muhtemel. Ar görlük olmasa bile en azından doktoranız bitene kadar imamlık/kkö ya da öğretmenlik yapıp doktora bittikten sonra bir fakültede kendinize rahatlıkla yer bulabilirsiniz. 

Birinci çeşit fakülteye yerleşip birinci çeşit öğrenci olursanız yine ikinci çeşit fakülteye yerleşip birinci çeşit öğrenci olanlardan şanslısınız. En azından köklü bir fakültenin iyi hocalarından ders alırsınız ve nispeten iyi bir ilahiyat bilgisiyile mezun olursunuz. Fakat unutmayın ki bu süreçte derslere hep “halledilmesi gereken nesneler” olarak bakacağınız için, finaller geçtikten veya mezun olduktan sonra o derse dair hiçbir şey hatırlamayacaksınız ve fakülte ile kurduğunuz pragmatik ilişkinin doğal bir sonucu olarak aldığını diploma ile bir memuriyete atanıp tatmin garantisi çok düşük standart bir yaşam süreceksiniz. Kontenjanlar düşürüldüğü ve alımlar durdurulduğu için artık memur olmak da zor gerçi ama hayırlısı ne diyelim…

Gelelim ikinci çeşit fakülteye yerleşip ikinci çeşit öğrenci olmayı hedefleyen kardeşlere. Köklü bir fakülteden ve ilmî imkanlardan mahrum olduğunuzu sanmayın sakın. İkinci çeşit öğrenci iseniz bir şekilde yolunuzu bulursunuz. Günümüzün dijitalleşen dünyasında ilme ve bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Siz de online kendinizi geliştirmeye çalışacaksınız. E-medrese, istanbul ilim halkası veya bunlara benzer bir sürü YouTube kanalı ile oturduğunuz yerden kaliteli bir medrese eğitimi alabilirsiniz. Yine dil öğrenmek için de online pek çok imkan mevcut. O yüzden ikinci çeşit fakülteye yerleştim diye enseyi karatmak yok. İşte kapı bu da sapı. Gezmek ve hobi konusunda bir dezavantajınız yok zaten. Hodri meydan. 

İkinci çeşit fakülteye yerleşip birinci çeşit öğrenci olanlara ise diyecek sözüm yok. Son 10-15 senenin ürettiği her şeyden azar azar bir şeyler bilen ve elindeki diplomadan başka bir yetkinliği olmayan seri üretim bir ilahiyatçı olmanız kaçınılmaz. Bu sözlerim ağır gelebilir fakat bunlar gerçekler. En baştan bunları bilmeniz gerekir. Bu yüzden en başından tercihlerinizi iyi gözden geçirin ve nasibinize düşen yere göre aksiyon olmayı bilin. Bu abinize/kardeşinize de dua etmeyi unutmayın. Hakkınızda hayırlısı olsun, selametle.