Tercüme Makaleler

19. Yüzyıl Aşkenaz Yahudilerinin Monoteist Reformu İçin Bir Model Olarak Hz. Muhammed

21 Ocak 1821’de Heinrich Heine, arkadaşı Moses Moser’a yazdığı bir mektupta hiçbir şairin [Hz.] Muhammed’i gölgede bırakamadığını ifade etmişti: “İtiraf etmem gerekir ki sen (Muhammed), Mekke’nin büyük peygamberi, en büyük şairsin ve senin Kur’an’ın kolay kolay hafızamdan çıkmayacak.” Heine, [Hz.] Muhammed’e hem peygamber hem de şair olarak hayran olan birçok şairden biriydi. Şüphesiz, Goethe için olduğu gibi Heine için de İslâm peygamberi, peygamber ile şair arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu göstermişti. Heine, [Hz.] Muhammed’in başta Yahudiler olmak üzere diğer dinlere gösterdiği hoşgörüye hayran kalmıştı. 19. yüzyılın birçok Yahudi yazarı için [Hz.] Muhammed ve daha genel olarak Orta Çağ İslâm’ı, Hıristiyanlığa karşı bir set vazifesi görmüştü. Wissenschaft des Judentums hareketine katılan Yahudi oryantalistler [Hz.] Muhammed’e ve erken dönem İslâm tarihine özel ilgi göstermişler, sık sık [Hz.] Peygamber’i hakiki Yahudilik ruhuna yakın bir reformcu olarak tasvir etmişlerdir. 

Yazar
John Tolan

Makaleye Ulaşmak İçin Tıklayınız
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1173948

Mütercim
Necmettin Salih Ekiz

Emperyalizmin Yükselişi ve Alman-Yahudi Oryantalistlerin İslam Araştırmalarına Katılımı

19. yüzyılda Alman-Yahudi oryantalistlerin İslam araştırmalarına dahil olmalarıyla, yaklaşık bin yıldır devam eden olumsuz oryantalist İslam söyleminde gözle görülür bir kırılma yaşanmıştır. Abraham Geiger, Gustav Weil, Gottlieb Leitner ve Ignaz Goldizher gibi önde gelen Alman-Yahudi oryantalistler İslam’ı tek tanrıcı, ahlaka dayalı ve düzenli bir hukuk sistemine sahip bir din, Hz. Muhammed’i de sahtekâr, yalancı ya da hasta değil, aksine samimi, dindar ve büyük bir önder olarak görmüşlerdir. Bunu yapmalarının arkasındaki en büyük neden, Batı’da İslam’a uygulanan olumsuz söylemin aynısının Yahudiliğe de uygulanmasından rahatsız olmalarıdır. İslam ve Yahudilik arasındaki inanç ve ibadet benzerliklerinden yola çıkarak İslam’ın Yahudilik kökenli olduğunu iddia etmişler ve Yahudilerin altın çağlarını Hristiyanlık değil de İslam hakimiyeti altında yaşadıklarına da vurgu yaparak Yahudiliği Hristiyanlık karşısında yeniden konumlandırmaya çalışmışlardır. Onlara göre aslında Yahudilik’ten türeyerek kurduğu muhteşem medeniyet sayesinde İslam, Yahudiliğin Avrupa’ya büyük bir armağanı olmuştur. Diğer bir ifadeyle Yahudiliği oryantalist söylemden kurtarmak için kolları sıvayan Alman-Yahudi oryantalistler bunu yaparken İslam’ı bir araç olarak kullanmışlardır. Alman-Yahudi oryantalistlerin İslam’la olan benzerliklere vurgusu yalnızca yazılarında yer almamış, ibadet mekanları olan sinagoglarına da yansımıştır. Ayrıca İslam, çoğu reformist Yahudilerden olan bu araştırmacılar tarafından, ‘Yahudiliğin olması gereken ideal hali’ olarak görülmüştür. 

Abraham Geiger: 19. Yüzyılda İslam’ın Kökenlerini Araştıran Reformist Bir Yahudi

Bu makalede, Geiger uzmanı Jacob Lassner, Geiger’ın İslam’ın kökenini arayışının arkasında yatan sosyo-kültürel ve teolojik saiklerin peşine düşüyor ve metodolojisini esaslı bir eleştiriye tabi tutuyor

Yazar
Jacob Lassner

Makaleye Ulaşmak İçin Tıklayınız
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1668941

Mütercim
Necmettin Salih Ekiz

Yahudiliği Oryantalizmden Kurtarmak İçin İslam’ı Araç Olarak Kullanan Alman-Yahudi Araştırmaları

Orientalist Islamic studies lived its golden age in the 19th century. In this period when the works still used as the main reference sources were written, German-Jewish orientalists have an exceptional position. The involvement of German-Jewish orientalists in Islamic research has been more of a theological concern rather than a number of colonial and imperialist motives such as British and French orientalists. The “other” discourse applied to Islam was also applied to Judaism by the Christian-West at that time. German-Jewish scholars who wanted to save themselves and their religion from this situation were included in Islamic research. Thus, Islam was used as a tool; It is aimed to present a different Judaism to the European reader by positioning it against Christianity with the claim that it derives from Judaism. The works started under the leadership of Abraham Geiger created a rich literatüre and directed orientalist works for a long time.