Tercüme Kitap

Yahudi Kronikleri: Bir Yahudi’nin Gözüyle Dünya Tarihi

Rabbi Joseph ben Joshua ben Meir 16. yüzyıl Avrupa’sında yaşamış bir tarihçi ve doktordur. 1496 yılında Avignon’da doğmuş, 1575 yılında Genova’da ölmüştür. İspanya’dan sürülen ailesi önce Avignon’a yerleşmiş, oradan da sürülerek Genova’ya gelmişlerdir. Joseph’in hayatı da sürgünlerle doludur. O da yaşamı boyunca üç kez Genova’dan sürgüne zorlanmış, her seferinde geri dönmüştür. Dolayısıyla böyle bir eser kaleme almasında hem ailesinin ve kendisinin hem de tüm Yahudilerin tarih boyunca yaşadığı zulüm ve sürgünler etkili olsa gerektir.
VIII. Henry, Martin Luther, Andrea Doria ve Kanûnî Sultan Süleyman gibi dönemin önemli figürleriyle çağdaş oluşu, Orta Çağ tarihinin en önemli olaylarının detaylarını doğrudan birincil kaynak olarak eserinden okuma imkânı sunmaktadır. Necmettin Salih Ekiz’in çevirdiği Yahudi Kronikleri: Bir Yahudi’nin Gözüyle Dünya Tarihi sadece kendi dönemini değil, Âdem’den itibaren mukayeseli olarak Avrupa ile Asya’nın tarihini ele almakta, Avrupa devletlerinin yanı sıra İslam’ın ortaya çıkışı, Kudüs tarihi, Haçlı Seferleri, Memlûkler, Selçuklular, kuruluşundan Kanûnî Sultan Süleyman’a kadar Osmanlı tarihi ve Reconquista gibi pek çok önemli devlet ve tarihî hadiselere dair detaylı bilgiler sunmaktadır.

Yazar
Rabbi Joseph ben Joshua ben Meir

Mütercim
Necmettin Salih Ekiz

Kitaba Ulaşmak İçin Tıklayın:

Yahudi Kronikleri: Bir Yahudi’nin Gözüyle Dünya Tarihi | selenge.com.tr

Yahudi Kronikleri: Bir Yahudi’nin Gözüyle Dünya Tarihi | kitapyurdu.com

Muhammed ve Muhammedilik

Yazarın kaleminden: “Muhammed, dinin olduğu gibi devletin de başıydı. Aynı anda hem Sezar hem de Papa’ydı. Ama Papa’nın gösterişleri olmadan Papa, Sezar’ın lejyonları olmadan Sezar’dı. Güçlü bir ordusu, muhafızları, sarayı ve sabit bir geliri olmaksızın bir insanın gerçek bir ilahî hakikat tarafından yönlendirildiğini söylemeye hakkı varsa, o kuşkusuz Muhammed’di. Çünkü gerekli destek ve vasıtalar mevcut olmadığı halde bütün güce sahipti. O, unvan ve törenlerin, şâşâlı boş işlerin ve saray görgü kurallarının mağrur tevazuunun çok ötesindeydi. Soydan kral olanlar ve soylu bir ailede doğan prensler için bunlar, hayatın nefesi gibi doğal şeylerdi. Fakat daha iyi bilmesi gerekenler, hatta kendi kendini var etmiş hükümdarlar ve zamanının önde gelenleri bile -Sezar, Cromwell, Napolyon gibi- allı pullu cazibelere karşı koyamadılar. Muhammed elindeki gerçeklikle yetinir, güç kisvesine bürünmeyi önemsemezdi. Onun özel hayatının sadeliği, sosyal hayatıyla uyum içerisindeydi. Buhari şöyle rivayet eder: “Allah ona yeryüzünün hazinelerinin anahtarlarını teklif etti, ama o kabul etmedi.”

Yazar
Reginald Bosworth Smith

Mütercim
Necmettin Salih Ekiz

Kitaba Ulaşmak İçin Tıklayın:

Muhammed ve Muhammedilik | kitapyurdu.com